http://www.multibabydoll.com/wp-content/uploads/2014/01/0bba6acb0def9e489875b8f4b23e8ac7.jpg

Biri bizi 70′lere ışınlasın!

Teeeeeeeeee 2013’ten beri 2014 için beklediğim 3 film vardı:

 American Hustle

The Wolf Of Wall Street

Nymphomaniac

Neyse ki American Hustle’ın fazla beklemeden dün gece izleyebildim. Sonuç: Kabaran bir moda damarı, filme hayran kalma hali, bir kez daha izleme isteği ve evde bu filmden ilhamla giyilebilecek neler var düşüncesi…

Açıkçası filmi çok ama çok büyük beklentilerle izledim ve beklentilerimi karşılamakla kalmadı beklediğimden daha farklı bir yönde çıktı film.

İlk olarak değinilmesi gereken nokta, filmin vizyon zamanlamasının çok manidar olması. En azından şu dönemde filmi izleyecek olanlar bir sırıtışla karşılayacaktır durumu fazla spoiler vermeden anlatmak gerekirse.

Anvelop elbise, şu dünyadaki en zarif elbise modeli herhalde.

Oyunculuklar müthiş. Yani en azından Bradley Cooper’a Hangover döneminde hayran olmuş sonra kendisini yeterince itici bulmuş olan ben, bu filmde yine kendisini sevmesem de önünde saygıyla eğildim. Gerçek bir karakter oyuncusuna dönüşmüş, özellikle filmin finaline doğru aşırı sevinç gösterilerinde bulunduğu sahnelerdeki oyunculuğu inanılmaz keyif verdi bana.

Amy Adams’ın güzelliğinin farkına varılabilecek tek film bu olabilir diye düşünüyorum, nitekim kendisinin dramdaki yeteneğinin de burada farkına vardım. Kocaman gözlerinden yansıttığı duygularla izleyiciyi çok iyi yakaladığını düşünüyorum. Ve evet, çok güzel ve tam bir 70’ler kızı olmuş, kıyafetlerin hepsini harika taşımış. Kendisinin harika oyunculuğu sayesinde Sydney Prosser‘ı benim için en ikonik film karakterleri arasına kattım bile. Güçlü duruşu ve zekasıyla kesinlikle harika bir karakter.

Yılın çiftine merhaba deyin!

Christian Bale zaten American Psycho’dan bu yana takip ettiğim, peşini bırakmadığım bir adam. İstediği kadar kilo versin alsın, dengesiz tavırlarda bulunsun; kendisi benim için 2000’lerin en iyi aktörlerindendir. Christian Bale denilince aklıma direkt Patrick Bateman gelirdi, artık Irving Rosenfeld karakteri de gelecek.

Jennifer Lawrence’a karşı oldukça önyargılıydım, zira kendisinden açıkçası hiç hazetmem. Halen de abartıldığını düşünüyorum. Ama evet, kabul ediyorum ki bu kız da gelecekte iyi bir karakter oyuncusu olabilecek. Hatta bu filme bakarak şimdiden bunu başardığını bile söyleyebilirim. Rolüne bu kadar cuk mu oturur bir insan! (Kendisinin yaşından çok büyük göstermesi burada kendisi için bir avantaj olmuş bence) Hunger Games gibi saçma işleri bırakıp bu tarz filmlerde devam ederse kendisi hakkındaki düşüncelerim daha pozitif yönde değişebilir. Bana yer yer bu filmdeki hali, tavrıyla Casino’daki Sharon Stone’u da anımsatmadı değil ayrıca.

İlk kez “olmuşsun” Jennifer, ilk kez.

Jeremy Renner ise tam da tipine uygun sevimli bir karakterde. Rolüne o kadar uyum sağlamış ki, ben hala adama üzülüyorum.

Ojemi koklayın çocuklar!

O kadar Oscar adaylığını alacak kadar orijinal bir film mi tartışılır, ama açıkçası ben uzun zamandır hem iyi oyunculukları, hem harika bir tempoyu hem de mükemmel kostümleri aynı potada eriten bir film görmedim. Hatırlayın, geçtiğimiz yıl Great Gatsby sadece bir kostüm geçidiydi, 1974 versiyonunun yakınından bile geçemeyen… Sonra Gangster Squad fragmanında umut vadeden bir başka filmdi. Ama izlediğime bu kadar pişman olacağımı hiç düşünmemiştim; bu kadar vasat olabilir miydi bir film?

Yahu bir filmdeki sabahlık bile güzel olabilir mi?

Neyse ki American Hustle bana özlediğim tarzdaki filmlerin tadını yeniden, tam anlamıyla verebilmesi açısından listemin başlarına çektiğim bir film oldu.

Bu adam keşke bana da tasarlasa ya bir şeyler!

Favorilerimden. Tam Studio 54′lük.

Kostümler demişken, filme aşık olmamın başlıca sebeplerinden biri de tabii ki kıyafetler. 70’ler tarzına hasta olan biri olarak, filmde beğenmediğim tek bir görünüm bile yok. Bunda oyuncuların kıyafetleri çok güzel taşıması da etkili. Görünümler beni o kadar etkiledi ki, şimdiden hafif elbiseler, topuklular dışında bir şey giymez oldum, saçlarımı uzatmaya bile karar verdim!

Hazırlanan çizimler bile bir harika.

Filmin kostüm tasarımcısı Michael Wilkinson, harika ötesi bir iş çıkarmış(Aynı adam Tron:Legacy ve Sucker Punch gibi kostümlerine taptığım diğer filmlerde aynı görevii üstlenmişti). Her karakteri yansıtan kıyafet seçimleri için dönemin kataloglarını, Cosmopolitan’larını, Helmut Newton’ın Vogue çekimlerini iyi karıştırmış. Kendisinin de dile getirdiğine göre Amy Adams’ın karakteri Syndney için ilham kaynakları Jerry Hall,Bianca Jagger ve Faye Dunaway iken; Christian Bale’in Irving’i için Serge Gainsbourg ve Hugh Hefner’ı referans almış. Jennifer Lawrance’ın saldırgan ve sınırları olmayan karakteri ise hayvan desenleri ve bol gösteriş en doğru seçimler olmuş. Her karakteri Studio 54’ten fırlamış gibi görünen film boyunca dönemin ikonik modaevi Halston tasarımları başta olmak üzere Dior gözlükler, Gucci deriler, Diane Von Furstenberg anvelop elbiseler salınıyor, bizim de gözlerimiz bayram ediyor!

Bu tığ işi mayoyu beğenmemek elde değil!

Umarım bu yaz bu gözlükler moda olur!

 

Tabii modayı geçtik, bir diğer önemli nokta neydi? Müzik. Filmin soundtrack albümü iki gündür odamda yaptığım yüzyıllık bahar temizliğine arka fon oluşturdu. Led Zeppelin’den Good Times Bad Times mı istersiniz, ya da Donna Summer’dan I Fell In Love mı, yoksa Electric Light Orchestra’dan 10538 Overture mu?  Live And Let Die’ın fon oluşturduğu harika bir sahne de cabası! Tabii ki ben favorilerimden gittim, soundtrack albümü tümüyle güzel.

Az sonra Donna Summer eşliğinde dans edecekler!

Kısacası, izleyin izlettirin. Gözümde keyfinizi anında yerine getirebilecek ve sonrasında bayağı saracağınız soundtrack albümüyle bu mutluluk halini bir süre daha sabitleyebilecek bir film.

Demek ki neymiş, “gerçekten iyi giyinmek” herkesi bir anda tanrıçaya çevirebilirmiş.

Unutmadan biri beni 70’lere ışınlayabilir mi?

Filmdeki görünümleri yakalamak için de hazırladığım şu  setlere tıklayıp bir göz gezdirmeniz size yeterli ilhamı verecektir ayrıca:

GÖRÜNÜM 1

GÖRÜNÜM 2

GÖRÜNÜM 3

GÖRÜNÜM 4

GÖRÜNÜM 5

GÖRÜNÜM 6

 

MÜŞRA DEMİR

Paylaş...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on VKEmail this to someone




There are no comments

Add yours