http://www.multibabydoll.com/wp-content/uploads/2016/12/gm-freedom2-1050x850.jpg

GEORGE MICHAEL’IN ARDINDAN

Şu anda bu yazıyı yazmak nasıl zor anlatamam. Yani anlatamıyorum işte. Yazıp yazıp siliyorum. Bu kez aramızdan ayrılan George Michael.

George Michael‘a hayran olma aşamam biraz gelgitli. Benim için ilk küçüklük yıllarımda Joy FM’de duyduğum Careless Whisper‘dan ibaret. Sonraki yıllarda biraz daha annemin zulasını karıştırmaya iznim olduğunda; benim için eski Blue Jean ve Hey! dergilerinin poster çocuğuna dönüşüyor. Ama hala bir fikrim yok.

Moda ve müzik aşkımın birbirine geçtiği ve olabilecek en holiganlık seviyesine ulaştığı dönemde (işte ergenlik…) ; lisede 80′ler partisi düzenlemeye karar veriyorum. Partinin bana kattığı en büyük isim George Michael ve şarkıları oluyor.

Zamanında “yahu ne buluyordunuz bu adamda” diye dalga geçtiğim annemi daha da anlar hale geliyorum. İlk çarpıldığım an mı? Freedom! ’90 parçasının klibini izlediğim an. Linda Evangelista, Naomi Campbell, Christy Turlington gibi ikonların yer aldığı bu klibi ilk kez izlediğimde ağzımın nasıl açık kaldığını dün gibi hatırlıyorum. Bir kaç yıl önce burada bahsetmiştim, şaşırtıcı olabilir ama bu parça benim marşım. Klibi ise estetik anlayışımı etkileyen en önemli şeylerden biri. Sonrası zaten Faith, Too Funky, Last Christmas…

Daha geçtiğimiz günlerde burada ve Youtube’da bahsetmiştim Last Christmas’ı döndüre döndüre dinlemenin zamanı geldi diye.

Wembley Stadyumu’ndaki The Freddie Mercury Tribute Concert‘taki performansı… Orada bir Elton John&Axl Rose performansında bir de George Michael‘ın performansında göz yaşlarına boğuldum. Bu aşırı ergenlikten mi kaynaklanıyordu? Sanmam.

Aynı göz yaşlarını bugün, bu sabah, bu yazıdan saatler önce annemin gözlerinde de gördüm. Kolay değil. Belki de benimki biraz şımarıklık. O; George Michael‘ın şarkılarıyla büyümüş, şarkılarıyla mutlu olmuş, belki de bir dönem en çok gördüğü yüz onunki olmuş.

Bir de unutmadan, en sevdiğim insanlardan biri, yine George Michael hastasıydı. Klipleri üzerine saatlerce konuşuyorduk. Maden keşfetmiş gibiydik.

Aynı anda hem moda hem de müziği bu kadar güzel harmanlayabilen ve her iki alanda da bu kadar devasa olabilen ikon sayısı kaç? Aklımıza ilk gelenlerin önemli bir sayısını bu yıl kaybettik. George Michael da bunlardan biri.

Gelmiş geçmiş en yakışıklı, en stil sahibi, en duruş sahibi ve en melek sesli adamlardan biri. (Ah, unutmadan bir Ay Çocuğu o. Çok sevgili bir Yengeç burcu erkeği…)

İşte iyi müziğin anlamı, etkisi bu. Hayatında hiç dokunmadığın, en önden izlemediğin hatta en popüler dönemlerine yetişemediğin bir adamın ölüm haberini aldığında göğsüne öküz oturmuş gibi oluyor. Sabahın köründe ofise geldiğinde bir iki şey yazmak istiyorsun…

Ne yazsam boş sanırım şu dakikadan sonra. Bir kez daha, sanırım en “kendim gibi hissedebildiğim” parçalarından Freedom! ’90  için teşekkürler Michael. Huzur içinde uyu!

MÜŞRA DEMİR

Kanalıma abone olmak için: http://bit.ly/2dtprcp

Instagram: https://www.instagram.com/multibabydoll/
Facebook: https://www.facebook.com/multibabydoll/
Twitter: https://twitter.com/multibabydoll_

 

Paylaş...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on VKEmail this to someone




There are no comments

Add yours