http://www.multibabydoll.com/wp-content/uploads/2015/03/alexacung_for_ag_ac_for_ag_multibabydoll.jpg

Yeni sezon alışverişi için 4 arzu nesnesi

Malum bahar geldi, yaz geliyor. Benim midemde bir kelebekler, yürürken zıplamalar, şimdiden aklımda kurduğum evrende yaşadığım güneşli hava simülasyonları… Bununla birlikte aklımdan ilkbahar/yaz dolabımı geçiriyorum. Evet aslında oldukça tam gibi herşey ama aklıma olası konserler düşüyor, olası gezmeler düşüyor; e diyorum ki bunun altına bunu giysem, şu parça hala iyi durumda mı acaba… Aslında olanlar üzerine düşünmekten daha çok aklıma düşen yeni bir kaç ürün var. Bekleyin beni sevgili ürünler, sizi elde edeceğim; sıranızı bekleyin yavrularum. ( Tabii illa kendileri olmak zorunda değil, ben şekli şemal olarak bunları kafaya taktım, bir benzerlerini de bulursam hiç acımam yani.)

Önce yüzyıllar önce pek sevdiğim, içinde bulunduğumuz yüzyılda arama mesafe koyduğum ama her sezon mutlaka bir iki kilit parça bulduktan sonra mesafeleri yeniden kaldırdığım Mango‘dan beğendiğim 3 parçayla başlayalım.

Bu sezonun ilk alışverişsel fetiş objesi benim için bu jean pantalon oldu. En yakın tarihten başlarsak 2000 başlarında bilimum rockstarlarda da gördüğümüz Von Dutch jean pantolonları anımsattı bana. Tabii daha da eskiye gidersek, bkz. bilimum 70′ler kareleri. Bayıldım, tek kelimeyle ba-yıl-dım. (Bayıldım kelimesini iki kez ardarda kullanırsam firma bana jean’i hediye edebileceğini söylemedi, hayır böyle bir şey yok.)

Lütfen evden son anda sandaletle çıkmayalım, çıkanları uyaralım!

Oturup kalkmasını bilmek gerek tabii. Bu arada bu jean farklı ama bunu da sevdim.

 

İkinci olarak bu delik işi pantolona baktığım an “benim olacaksın” dedim. (Ya da haykırdım, önemsiz.) Biraz Roberto Cavalli, biraz Almost Famous‘tan fırlamış bir groupie gibi. Bence tam festivallik.

Ve ve ve Mango‘dan son aşık olduğum parça, bu elbise. Artık bunu alınca mutluluktan ve elbisenin havasından Fas’ta egzotik gezilerde mi hayal ederim kendimi, yoksa Led Zeppelin dinleyip haka dansı mı yaparım (ki bu daha mümkün bir şey) bilinmez.

Gelelim en acı veren noktaya, AC for AG koleksiyonuna. Şimdi bu Alexa Chung gacısı, son zamanlarda Chanel‘in tütülü prensesi formatını bırakıp yeni Jane Birkin olmaya taktı kafayı biliyorsunuz. (Ya da bilmiyorsunuz.) İşte gerek It adını verdiği kitabında “ah teşekkürler Jane Birkin, stilim için bana cesaret veren yegane kadınsın” bıdı bıdılarına yer vermesi, gerek Jane’inki kadar uzun süreli,mutlu sonlu ve efsanevi olmasa da İngilizlerin feci sahiplendiği bir müzisyenle yine feci sahiplenilen bir ilişki yaşaması (Alex Turner şeysinden bahsediyorum) nedenlerinden dolayı bile bu sonuca ulaşmak mümkün, kaldı ki bilimum dergiler de kendisini son zamanlarda böyle lanse etmekte.

SPOILER: İçindeki elbise, az sonra bahsedeceğim, düğmeli kot elbise.

Neyse efendim kimin ne dediği bizi ilgilendirmez, ben bu kızın babetlerine ve tütülerine feci kıl olsam da her zaman yanlış yolda ilerlerdiğini düşündüm ve giydiklerini tamamen sevmesem de kendisine hep sempati duydum. Hatta şöyle diyelim, gerçekten rock chick gibi giyinebildiği zamanlarda kendisini pek bir beğeniyorum. (bkz. Müzikle iç içe bir stil: Alexa Chung yazım/galerim) Neyse ki uzun süre tütülerden uzak kalmak yaramış, AG için hazırladığı koleksiyonuyla Jane Birkin‘lik hayaline biraz daha yaklaşmış. Ben koleksiyonu anlamsız pahalılığına rağmen hoş buldum özellikle de kot eteğini!

Yav bacım başka eteğin mi yok?

Uyuz gacı, promosunu yapabileceği onlarca ürün hazırlamışken sırf bana inat olsun diye de ısrarla o eteği giymekte, kankalarını bile o etekle gezdirmekte!

İşte ben bu ELLE dergisi kombiniyle beğendiğim ilk başlarda…

 

Özellikle ELLE dergisi için yaptıkları çekimde eteği kombinleme şeklini oldukça beğendim, benim için bir “Bahar Mükemmeli”ni ifade ediyor! (The Kety imiş eteğin adı.) Onun dışında koleksiyondaki salopet ve kot düğmeli elbiseye de bayıldım.

Eteğe merhaba diyelim.

Yahu hasır çanta falan? Jane nerdesin?

 

Alexa ile mutsuz ve şişman arkadaşları.

Neden bilmiyorum benim de böyle bir tişörtüm var ve bu tişört dokusuna hastayım.

 

Neyse efendim buralar daha çooook fazla is-ti-yo-rum’larla dolar taşar. Ama bu munis, fazla 70′ler seçenekleri şimdiden bir grup olarak aradan çıkarayım istedim. Alışverişte kalın, kalayım, kalalım.

 

MÜŞRA DEMİR

Paylaş...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on VKEmail this to someone




There are no comments

Add yours