http://www.multibabydoll.com/wp-content/uploads/2016/12/wishlist.jpg

YILBAŞI WISHLIST’İ 2017

Tüm yıl boyunca iki favori dönemim var. Artık ezberlediniz, öğ geldi ama kaçıranlar ve yeniden dinlemek isteyenler için: Tabii ki yaz ayları ve yılbaşı!

Yılbaşı dönemi geldi çattı. Her yer lame, dore, yeşil ve bittabii kırmızı olmalı. Ah bir de bu döneme olan saygı duruşu niyetine milyonlarca post yazmalı video çekmeliyim. Bir Wishlist de bu dönemin olmazsa olmazı. Resmen keyif alıyorum bunu yapmaktan. Yılın sonunda hepsinin yanına bir tik atmak için heyecanlanıyorum. Neyse az konuşalım. Buyrunuz 2017 Christmas Wishlist’i!: 

VETEMENTS OBSESYONU

Marka takıntım yoktur. Yani bu blogu ya da kanalımı düzenli takip edenler zaten bunu biliyor ama beyin takıntım var, evet. Demna Gvasalia hakkında da hissettiğim bu; takıntı. Vetements markasının kurucusu, beyni, kıymetlimisss. Vetements’in ürünlerini bu kadar sevmemin nedeni de bu. Aynı anda hem konforlu hem de provokatif tasarımları aklımı başından alıyor. Şu çok ünlü “may the bridges i burn light the way” sweatshirtünden edindim, şükür. Ama yeter mi? Yetmez. Sırada Polizei sweatshirt’ü, kumaş pantolon kesimli eşofman altı ve diz üstü çorapları var. Hastasıyım!

Arşa uzanan çoraplar!

Jourdan Dunn bebeğime de çok yakışmış ama bana daha çok yakışacak.

 

YURT DIŞINDA MÜZİK FESTİVALİ QEYFİ

Bir vampir için kan, efendime söyliiim; bir Paris Hilton için pembe elbiseler neyse; benim için de konserler o. Mabedim. Bu yüzden artık yurt dışındakilere de bir adım atmak gidip tatmak gerek. Tabii ki her zamanki -caaaaanım- konser ekibimle.

Hazır değişmez konser arkadaşım Gözde; İngiltere’ye gidip gelmişken ve ebediyen olmak üzere dönecekken; bir Glastonbury yapacağız bu yıl diye düşünüyorum. En en en en en yakın arkadaşımla qonser qeyfi yazıp Instagram’ı dolduracağım bir yıl olsun efendim. Tabii ki ebedi konser ekibi demişken annemi de saymadan olmaz. Glastonbury, fangirl neymiş görsün! (Tabii ki babamı da unutmuyoruz. Ama Soundgarden çıkarsa izlemez, biraz rafine bir zevki var. Neyse ben sülalemle geleceğim Gilestınböriğ, bekle beni!)

Aha, bir de tabii Mesut. Onun olmadığı konsere konser demiyorum ben. Dilerim bolca Tadelle dağıtılacak bir festivale de gideriz.

ALEXANDER WANG DEMİŞKEN…

Alexander Wang de bir başka takıntım işte. Bu adamı bu kadar popüler değilken bile seviyordum ben, tamam mı!? Pekala tüm bunlar bir yana, ben kendisinin bu sezondaki transparan üstlerine ve peluş slip dresslerine bayıldım! Özellikle göğüs kısmında strict patch’i olan bu üstlerden deli gibi istiyorum! Koreli şarkıcı CL’in tarzını çok severim, kendisi bu üstü hakkıyla taşıyanlardan.

DIOR; DIOR, DIOR!

Güzellik ürünlerinde de benim için Dior denince akan sular duruyor. High End ürünlerde en en en iyisi mi? Buna cevap verecek kişi ben değilim muhtemelen ama “benim için” en iyisi bu. Çünkü renk skalası, paket tasarımları, yapıları… Kendimi ürünlerini sürünce en mutlu hissettiğim marka. Aynı anda hem glam, hem karanlık. İşte bu yüzden Dior Forever! Benim için sırada ROUGE DIOR COUTURE COLOUR serisinden 999 no’lu ruju (mesajı aldınız siz) ve maskarası var!

Bu look’u istiyorum!

999 vs. 666

Bu maskara benim olmalı!

 

Parfüm önemli

Parfüm konusunda hep radikal bir insan olmuşumdur ama artık değişimin zamanı geldi. Ve değişmişken de gerçekten “iddia”nın kelime anlamını bulmak istiyorum. Gözüm Tom Ford’un parfümlerinde. Ama Orchid serisinden henüz birine karar vermedim. Karar verince buralar zaten dolar.

İksir niyetine

Tüm gün bilgisayara bakıyorum. Gece de durum değişmiyor. Eninde sonunda cilt yoruluyor. Önlemi şimdiden almak, cilde iyi bakmak gerek. Bunlar klişe değil gerçek. Estée Lauder‘ın Advanced Night Repair‘ine bu yıl şans vermek istiyorum bu yüzden.

Sayın Emma, Hepsini İstiyorum!

Malumunuz, ben bu kızın stiline bayılıyorum. Hem gündelik hayatta, hem de canlandırdığı karakterlerle taşıdıkları inanılmaz hoşuma gidiyor. (Evet, Scream Queens’deki Quay gözlüklerin peşine nasıl düştüğümü hatırlıyor muyuz gençler?) Tabii gün geçtikçe bayıldığım kıyafetlerinin de sayısı artıyor. Şimdiden dizideki mavi saten takımını, kürk çantasını; pembe kürkünü ve crop top+etek ikilisini; gündelik hayattan ise siyah kemik kedi gözlüklerini listeme attım. Mutlu son; benim olacaklar tabii.

GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ

Bıkmıyorum, güneş gözlüklerinden bıkamıyorum. Şu sıralar gözüme Dolls Kill‘in kırmızı kedi gözlüklerini ve Jennifer Lawrence‘ın fazlasıyla 70′ler tadındaki Joy filmindeki gözlüklerine taktım.

True Romance’daki Patricia ablamızın gözlüklerine benzemiyor mu?

Yalnız Joy tam bir Christmas filmi.

Daha sıkı bir vücut

Evet ne yapıyoruz, daha çok egzersiz yapıyoruz. Yılın son aylarında bir rutin oturttum. Boğazdan da biraz kesersem kendime inancım tam. Bir de portatif bir kum torbası istediğimi söylemiş miydim?

Daha iyi bir insan ol

Tabii neye göre, kime göre? Ben kendi standartlarımda daha iyi olacağım. Buna karar verdim yani. Kanatlarım çıkacak kadar iyi olur muyum, muamma.

İnsan detoksu

Açık konuşmak gerekirse hayatımda hiçbir zaman gereksiz yere enerjimi emen insanlara yer veren biri olmadım. Aslında bu kötü bir özellik zira hiç profesyonel bir yaklaşım değil. Biraz herkese he he demek gerekiyor. Ama ben bunu başaramıyorum. En azından başaramadığımı hissettim bu yıl. Enerjimi çok kişinin emmesine izin verdim. Çok fazla tolerans gösterdim. Hayır bana yakışsa bir şey demeyeceğim de, yakışmıyor da. Bu yüzden “Bitchy” tavırlarda yeniden eski level’ıma çıkacağım. Bir önceki maddeyle tezat bir şey değil bu ama kendimi, beynimi korumak için bunu yapmaya ihtiyacım var. Enerjimin emilmesine daha fazla müsamaha gösteremeyeceğim. Sürekli sorunlara odaklanan, negatif düşünen, her şeyden bir negatiflik çıkaran, gücü yerine güçsüzlüğüne odaklanan insanlardan BIK-TIM.

Ontoloji / Mental Detoks / Okültizm

Hayır gidip kişisel gelişim kitapları toplamayacağım. Nasıl nefes almam gerektiğini söyleyen kişilere para da saçmayacağım. Zaten kıyafetler varken kim buna para saçar? Hayır konu bu değil zaten. Her neyse. Aynı zamanda mental konularda olup olmadık zamanlarda fikir belirten bir insan da olmayacağım. Ama uzun süredir kaynak biriktirmişken, kendimi bu konuda eğitmeye başlamanın vakti geldi. Uzun süredir erteliyordum ama bir noktadan başlamam gerek. Kendimi ve potansiyelimi daha fazla keşfedip, daha da güçlendirme peşinde olacağım bu yıl.

Sorumluluklardan kaçma (Emir anlamında “kaçma!”)

Bu yılın en büyük hastalığı benim için erteleme hastalığı. İnanın tembellikten daha acı verici bu. Çünkü tembel olmadığınızı biliyorsunuz. “Kalksam, başlasam yaparım ama şimdi olmaaaazzz” hissi, sonra sonsuzluğa sürüklenme.. Sıkışıp kalmak gibi bir şey bu yahu. O yüzden hiçbir sorumluluğu ertelemeyeceğim, geri dönüp, yüzleşip, savaşacağım. Fa fa fa fa FAYT!

Rusça Öğren

İngilizceyi bitirdik, Rusça kaldı evet. Anna Karenina seviyesinde rusça öğrenmek istiyorum. Saygılar.

 Gitara hakim ol

Evet, bu yıl artık kararlıyım. Aşağıdaki reklam ne diye sormayın, çok severim bu reklam filmini. Gitar demişken aklıma geldi ve kondurayım istedim.

 

Hepinize tüm dileklerinizin, isteklerinizin gerçekleştiği harika bir yıl diliyorum. A bir de son bir dileğim sizden; kanalıma buradan abone olmayı unutmayın! Bir de unutmadan, buradan da yılbaşı albümleri seçkime bakabilirsiniz.

Bu da arkaşlarımla yılbaşı dileklerimiz:

Sevgiler!

MÜŞRA DEMİR

https://instagram.com/multibabydoll/

https://twitter.com/multibabydoll_

https://www.facebook.com/Multibabydoll/

Paylaş...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on VKEmail this to someone




There are 2 comments

Add yours

Post a new comment