Linç Kültürü ve Ayrıcalıklı Bebekler: Yeni Hollywood’un “Nepo Baby” Sınavı

Kabul edelim, son birkaç yıldır internetin en sevdiği cadı avının tek bir adresi var, o da  ‘Nepo Baby’ muhabbeti. Her şey New York Magazine’in interneti kelimenin tam anlamıyla ‘kıran’ o meşhur “The Year of the Nepo Baby” kapağıyla başladı. Bebek arabalarından taşan ünlü kafalarıyla tasarlanan o oldukça komik kapak, günümüzün nepo tartışmalarını ve Hollywood dahil pek çok sektörde perde arkasındaki “liyakat eksikliğini” acımasızca yüzümüze vurdu. 

Nedir Bu “Nepo Baby”? 

Bu kadar çok konuştuğumuz nepo baby terimi ne anlama geliyor? Nepotizm kelimesinin sözlük anlamına bakacak olursak halihazırda başarılı, ünlü veya nüfuzlu ebeveynlere (veya yakın akrabalara) sahip; kendi kariyerini inşa ederken bu aile bağları ve sektörel bağlantılar sayesinde haksız avantaj, özel erişim ve öncelik elde ettiği düşünülen kişi diyebiliriz. Ya da daha kısa yoldan açıklamamız gerekirse; aslında hayata “Save Game” (kaydedilmiş oyun) dosyasından %80’i tamamlanmış şekilde başlayan çocuklar şeklinde özetlememiz de mümkün. Bu şekilde bakınca sizin de tek kaşınız kalktı değil mi?   

Global Kriz ve “Çok Çalışırsan Başarırsın” Masalının Çöküşü 

Peki ama zaten yıllardır var olan bu hanedanlıklar; nasıl oldu da tam 2020’lerin ortasında böylesine devasa bir linç kültürünün hedefine oturdu?  

Cevap aslında popüler kültürde değil, hepimizin banka hesaplarında ve sabah 5’e kurulmuş alarmlarında gizli. 

Y ve Z kuşaklarına yıllarca kusursuz bir yalan satıldı: “Çok çalış, iyi bir eğitim al, kendini geliştir ve zirveye çık. Tüm hayatın anahtarı burada.” Ancak gerçeklik duvarına çarptığımızda karşılaştığımız senaryo bambaşkaydı. Pandemi sonrası daha da derinleşen global ekonomik kriz, enflasyon oranları, ebeveynlerimizin aksine bizim asla ulaşamayacağımız bir hayale dönüşen ‘ev sahibi olma’ konusu  ve “hustle culture” (sürekli daha fazla çalışma kültürü) adı altında normalleştirilen tükenmişlik sendromu… İnsanlar günde on saat çalışıp, üç farklı freelance iş kovalayıp ay sonunu zor getirirken; sistemin tamamen dev bir “VIP kulüp” olduğu gerçeğiyle yüzleştiler. 

İşte “Nepo Baby” nefreti tam olarak gerçek hayatlarımızdaki mutsuzluğun ve çaresizliğin dışa vurumu olarak bu noktada filizleniyor. 

Hatta örneklendirmeyi sadece sektör ile de kısıtlayabiliriz. Moda alanında çalışmış veya ilgisi olan herkes bilir ki, modellerin geçirdikleri casting süreçleri ve şartlar hayli zorlu, aldıkları paralar ise hayli kısıtlı.  İşte tam bu noktada Johnny Depp’in veya Cindy Crawford’un kızının sadece doğdukları beşik sayesinde dünyanın en prestijli kampanyalarının yüzü olmaları, kitleler için bir bardağı taşıran son damla oluyor. Ayrıcalıklı doğanların, “Ama ben seçmelere girerken çok stres yaşadım” şeklindeki şımarıklıkları, hayatta kalma mücadelesi veren kitlelerin sinir uçlarına dokunuyor.  

Bugün sosyal medyadaki acımasız “cancel culture” arzusu, aslında modern bir sınıf savaşına dönmüş durumda. İnsanlar, gerçek hayatta değiştiremedikleri o adaletsiz ekonomik sistemi ve yenemedikleri patronları cezalandıramadıkları için; ellerindeki tek güç olan sosyal medyayı kullanıyorlar. Belki de buna dijital giyotin demek bile mümkün. Sosyal medya meydanlarında kurulan bu mahkemelerde, liyakatsizliğin bedeli ayrıcalıklı Hollywood çocuklarına ödetiliyor. Çünkü kendi hayatı üzerinde kontrolü kaybeden mutsuz bir nesil için, sahte bir idolü tahtından etmek, o gün alınabilecek en büyük intikam olabilir. 

Tüm Nepo Bebekler Buna Dahil Değil 

Nepo bebek mevzusu sonuçta yeni bir konu değil. Tarih boyunca pek çok nepo baby ekranlarımıza konuk oldu, favori film ve dizilerimizin başrollerinde bize ilham verdi. Mesela Goldie Hawn’ın kızı Kate Hudson ekranda belirdiğinde “Ne kadar da annesine benziyor!” diye iç geçirir, o genetik mirası kucaklardık. Ve tüm bu linç kültürünün ortasında ibre hala kendisine dair tersine dönmüş değil. Ya da kimsenin şu saatten sonra Michael Douglas’a “nepo bebek olduğu için orada!” çıkışı yapacağını sanmıyorum. Aynı şekilde Zoe Kravitz ya da Jack Quaid için de bu lincin dışında kalan isimler olduklarını söyleyebiliriz. Sebebi ise şımarık açıklamaları olmaması ve gerçekten de yetenekleriyle bulundukları alanın hakkını verebilmeleri. İzlerken “bu oyuncuyu nasıl seçmişler” diye sordurtanlar ve her 10 güncel projenin dokuzunda yer alanlar ise otomatik olarak bu lincin radarına takılıyor. 

Kaia ve Presley Gerber, OMEGA reklamında.

Dürüst olalım; eskiden “nepo baby” durumu pek umurumuzda değildi çünkü ortada çok daha dengeli, nefes alan bir ekosistem vardı. Yani nepo bebekler kadar, sıfırdan keşfedilen yetenekler de aynı sistemin içinde pastadan paylarını alıyordu. Ancak günümüzde her şey tamamen bir PR makinesine dönüşmüş durumda.  

Casting direktörleri, dev yapım şirketleri ve lüks moda evleri; sırf daha kolay olduğu için yapay zekaya yazdırdıkları ve insanda göz devirme isteği uyandıran reklam metinlerini hali hazırda ünlü olan nepo bebeklere okutmayı tercih ediyor. Bu da taze ve yetenekli yüzler görmek isteyen izleyici için neredeyse nefes alamayacak kadar alanın daralması anlamına geliyor.  

 

Nepo Bebekler Bu Duruma Ne Diyor? 

TikTok dedektifleri artık ekranda ya da ödül kürsüsünde gördükleri bir ismin yeteneğinden önce IMDB sayfasına değil, Wikipedia’daki “Erken Dönem ve Ailesi” sekmesine bakıyor. Peki ama hedefe konan bu isimler, ayrıcalıklarıyla yüzleştiklerinde ne yapıyor? 

 

Kurban Rolü Oynayanlar (İnkar Edenler)

Bu grubun bayrak taşıyanı kesinlikle Johnny Depp ve Vanessa Paradis’nin kızı Lily-Rose Depp diyebiliriz. Elle dergisine verdiği o talihsiz röportajda duruma oldukça içerleyerek şu sözleri söylemişti: “İnsanlar sizi o role seçen cast direktörlerinden çok ailenizin kim olduğuyla ilgileniyor. Doktor birinin çocuğu sırf doktor oldu diye ona ‘Sen nepo doktorsun’ demiyoruz.” İnternetin bu açıklamaya cevabı ise oldukça sert oldu: “Tıp fakültesine girmek için yıllarca dirsek çürütmek gerekirken, Chanel elçisi olmak için anne ve babanın Karl Lagerfeld ile arkadaş olması yeterli.” 

 

“Aile İşi” Diyenler

Lenny Kravitz ve Lisa Bonet’nin kızı Zoë Kravitz, GQ dergisine yaptığı açıklamada durumu daha gerçekçi bir yerden savunmuştu: “Bu tamamen normal. Bu bir aile işi. İnsanların çocuklarının kendi ebeveynlerinin izinden gitmesi dünyanın en eski hikayesidir.” Benzer bir şekilde Maya Hawke (Ethan Hawke ve Uma Thurman’ın kızı) da ayrıcalığını kabul edip, “Evet, bu fırsatları kolay elde ettim ama o fırsatları hak etmek için çok çalışıyorum” diyerek durumu yumuşatmaya çalıştı. 

 

Dalga Geçenler

Hailey Bieber ise durumu kelimelerle değil, Los Angeles sokaklarında paparazziler kendisini fotoğraflarken giydiği  beyaz “Nepo Baby” yazılı tişörtüyle yanıtlamış oldu. Tabii bir de Jamie Lee Curtis var: “19 yaşımdan beri profesyonel olarak oyunculuk yapıyorum, kimse bana sektörde kendi başıma var olmadığımı söyleyemez. Ben orijinal Nepo Baby’im.”  Bazen ebeveynler de bu tartışmalara katılmıyorlar mı? Tabii ki katılıyorlar. Efsanevi Oasis solistinin oğulları Lennon ve Gene de şu aralar Burberry podyumlarında ve Chanel’in front-row’larında sıkça gözüküyor. Çocukları da nepo baby eleştirilerinden paylarına düşeni aldığında Liam tabii ki X hesabı üzerinden cevap vermeyi seçti: “Ünlülerin çocuklarının kendi paralarını kazanması hakkındaki bütün bu zırvalıkları kesin. En azından sokakta yaşlıları gasp etmiyorlar. Çenenizi kapatın sizi kıskanç, çirkin lanetler! (jealous ugly fcks)”* 

 

Gündemdeki Orijinal Nepo Baby: Amerika’nın Veliaht Prensi JFK Jr. 

Jamie Lee Curtis “orijinal nepo bebek” olduğunu iddia edebilir ama 90’lara dönüp baktığımızda, “Nepo Baby” kavramının Everest’i olarak tek bir isim karşımıza çıkıyor: John F. Kennedy Jr. 

Eğer 90’ların o ihtişamlı günlerinde sosyal medya olsaydı, “JFK Jr.” kesinlikle sosyal medyadaki tüm yorum sekmelerinde hem övgü hem de linç dolu yorumların odağında olurdu. Düşünebiliyor musunuz, bir Hollywood nepo bebeğinden daha fazlasından söz ediyoruz. Beyaz Saray’a, devasa bir zenginliğe ve politik bir hanedanlığa doğmuş olan bir isim. Annesi Jackie Kennedy sayesinde kusursuz bir stil eğitimi almış, People dergisi tarafından “Yaşayan En Seksi Erkek” seçilmiş ve sadece soyadı sayesinde kendi siyaset/pop-kültür dergisi George’u kurabilmişti.  

Carolyn Bessette ile yaşadığı o kusursuz ama toksik aşk, onu 90’lar New York’unun zirvesine oturtup ikonik isimlerinden biri haline getirdi. O, sahip olduğu ayrıcalığı sonuna kadar kullanan, attığı her adımda hanedanlığının gücünü hissettiren ama günün sonunda o ismin ağırlığı altında trajik bir şekilde ezilen kusursuz bir nepo figürü. Herhangi bir öğrencinin baro sınavından kalması konuşulmazken, kendisinin sınav sonuçları gazetede yayınlanıp tüm halka mizah malzemesi olarak sunuluyordu. 

Kusursuz İroni: Ryan Murphy’nin “Hiç Kimse”si 

Şu sıralar American Love Story dizisiyle yatıp kalkıyoruz. Z kuşağı CBK estetiğini yeniden keşfederken, herkes JFK Jr.‘ın o ulaşılamaz, efsanevi aurasının ekrana nasıl yansıyacağını merak ediyordu.  

Yapımcı Ryan Murphy’yi artık hepimiz iyi tanıyoruz; American Horror Story veya Feud gibi işlerinde her zaman dev yıldızları Emma Roberts ya da Billie Lourd gibi nepo bebeklerle aynı kadroda eritmeye bayılır. 

Ama Murphy, Amerikan tarihinin bu en büyük, en ikonik “Nepo Baby”sini canlandıracak kişi için bu kez bilindik oyunun dışına çıkıp Paul Anthony Kelly’yi seçti. 

Peki kim bu Paul Anthony Kelly? Kendisi Kanada’nın küçücük bir kasabasından gelen, daha önce hiçbir sinema veya televizyon tecrübesi olmayan eski bir model. Bu onun gerçekten de ilk oyunculuk deneyimi. Binlerce profesyonel oyuncuyu – ve belki de yüzlerce ünlü nepo bebeği- eledi ve rolü kaptı. 

Hollywood’un nepotizm yorgunluğuyla kavrulduğu, herkesin “şu oyuncu aslında kimin çocuğuymuş biliyor musun?” diye birbirini yediği bir dönemde; seyircinin Paul Anthony Kelly seçimine bu kadar aşık olmasının sebebi tam olarak bu tezat. Dünyanın en büyük ayrıcalığına, en şatafatlı ismine ve en elit çevresine doğmuş bir figürü; “hiç kimse” olan, sektörel hiçbir kan bağı olmayan, o pozisyona sadece fiziksel yetkinliği ve emeğiyle gelmiş bir “yabancının” canlandırıyor olması… 

Seyirci artık dayatılan yıldızları değil, keşfedilen yetenekleri izlemek istiyor. Ve görünüşe göre Hollywood, “Nepo Baby” krizine verebileceği en sert cevabı, bizzat en büyük “Nepo Baby”nin hayatını anlatırken veriyor: Bazen en büyük ayrıcalıkları, cebinde hiçbir ayrıcalığı olmayanlar en iyi şekilde ekrana yansıtır. 

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Top 3 Stories

Daha Fazla İçerik
Büyük Sonbahar ve Kış sayısı: Biraz moda ve biraz da müzik üzerine…
×