Leather Weather: Kışın Melankolisini ve Öfkesini Kucaklayan En İyi 30 Albüm

Hepimiz için kışın gerektirdikleri ve hissettirdikleri farklı. Bir yaz insanı olarak;  kışa yakışan albümler olmasaydı bu 3 ayı nasıl atlatırdım bilemiyorum….

Distortion pedalları, derin baslar ve biraz da melankoli. Hava soğuduğunda, katmanlar artar; sadece kıyafetlerde değil, dinlediğimiz müzikte de.

Grunge’ın yağmurlu sokaklarından, endüstriyel metalin soğuk metalik tınılarına ve modern rock kraliçelerinin isyanına uzanan bir seçki hazırladım size. Bu liste, elinizde kahveyle camdan yağmuru izlerken de, kulaklığınızı takıp şehri izole bir şekilde arşınlarken de size eşlik edecek.

1. The “Seattle” Melancholy: Yağmurun Sesi

Kış denince akla ilk gelen, o gri gökyüzü ve Seattle ruhudur. En azından benim için böyle. Çünkü ben yaz çocuğuyum. Ve kışa dair özellikleri sevmemi bir tek Seattle’ın mükemmel müzisyenleri ve bir dönemin müziğini değiştirmiş dehalar sağlayabildi. Seattle’ın müziğini etten kemikten şekilde anlatan bu albümler, ruhunuzu ısıtmayacak, aksine o soğukla barışmanızı sağlayacak.

  • Alice in Chains – Jar of Flies: Kışın resmi soundtrack’i. Neredeyse akustik, hüzünlü ve kusursuz. AIC söz konusu olduğunda biraz underrated kaldığı kesin ama tüm AIC albümlerini 7/24 dinleyebilirken bir tek bu albümü soğuk havalara saklayabiliyorum.

  • Soundgarden – Down on the Upside: Chris Cornell’in sesi, kış rüzgarları gibi sert ve etkileyici. Down On The Upside grubun 90’lardaki dağılışından önceki son durak. Bana kalırsa bir hit makinesi.

  • Soundgarden – King Animal: Ah, bu albüm mutfağımızda zibilyon kez çaldı! Bayılıyorum. Yıllar sonra geri dönen bir grunge grubu için müthiş bir albüm olduğunu düşünüyorum. Kapağından şarkılarına, gerçekten de “astral bir rüya” deneyimi sunuyor.
  • Pearl Jam – Vs.: Ten muhteşemdir, ikoniktir vs ama ya VS? Başıma bir iş gelmeyecekse benim favori PJ albümüm kendisidir.

  • Pearl Jam – Binaural: Ah o garip ve tatlı, kendine bağlayan karanlık. Ama her PJ albümü gibi, sonunda ışık var.
  • Chris Cornell – Euphoria Morning: Yalnız bir kış sabahı için yazılmış en güzel, en kırılgan solo albüm.

2. Jack White & The Garage Grit: Ham ve Kirli

Bazen ihtiyacınız olan şey temiz bir kayıt değil; biraz “fuzz”, biraz blues ve bolca tavırdır. Bu albümler, deri ceketinizin ruh eşi. Nereden mi biliyorum? Çünkü yıllardır benim deri ceketlerimle bir ömürlük evliliğe sahip bu albümler…

  • The White Stripes – Icky Thump: Minimalist, gürültülü ve ikonik. O kadar ateşli bir albüm ki, kış soğuğunda içinizi ısıtmaya yeter de artar.

  • The Raconteurs – Consolers of the Lonely: Hikaye anlatıcılığı ve rock’n roll’un mükemmel dengesi. The Raconteurs, Led Zeppelin çizgisinde çıkmış olan en iyi modern gruptur.

  • The Dead Weather – Sea of Cowards: Alison Mosshart ve Jack White. Tehlikeli, karanlık ve inanılmaz seksi. Onları dinlemediğiniz her an, inanın bana bir kayıp.

  • Jack White – Blunderbuss: Mavi tonlu, melankolik ama bir o kadar da hırçın. İlk solo albümden de bu beklenirdi.

  • The Kills – Midnight Boom: “Cool” olmanın ses hali. Yürüyüş ritminizi değiştirecek. Zaten pek çok moda içerikli yapımda The Kills’i soundtrack olarak görebilirsiniz.

3. Dark & Heavy: Gecenin Sesi

Hava erken karardığında ve enerjiniz içe döndüğünde, hoparlörlerin sınırlarını zorlayacak o ağır albümler.

  • Nine Inch Nails – The Fragile: Kış kadar soğuk, karmaşık ve yaralı. Bir başyapıt. Zaten Trent Reznor kışın kendisini bir şatoya kapatıp bu şaheseri kaydediyor. Sonrasını hepimiz biliyoruz. Kurtuluş ve güç. Trent devasa bir marka haline geldi. Bu kış biz de bu kurtuluşu bu albüm ile yaparız gibi.

  • Slipknot – Iowa: Saf, filtresiz bir öfke. Soğuktan hissizleştiğiniz anlar için. Sabahın 5’inde işe giderken bende çalışıyordu en azından.

  • Black Sabbath – Sabbath Bloody Sabbath: Doom metalin babasından, kışın o gotik havasına en çok yakışan riffler. Bana göre gelmiş geçmiş en şık Black Sabbath albümüdür.

  • Ozzy Osbourne – No More Tears: Dramatik, melodik ve klasik. Ozzy’yi zaten çok severim de bu albüm çok çok ayrı.

  • Metallica – Load & Reload: Bu iki albümün o bluesy, ağır ve “Gothic American” havası kesinlikle kışa ait. Aslında her mevsim akar bende, ben bir load & reload Metallica’cısıyım ama bir King Nothing de kışa yakışır…

4. 00s Nostalgia & Alternative Drive

Bazılarımızın çocukluk, bazılarımızın ergenlik, bazılarımızın geç ergenlik (45-65 yaş arası) çağlarına denk gelmiş, o “anlaşılamamış” dönemlerimizin soundtrack’leri. Hala taze, hala etkileyici. Bana direkt Dream TV dönemini anımsatan o albümler…

  • Incubus – Make Yourself : Kışlar, kendimizi baştan yaratmak için yok mu? İsmiyle aynı temasaki bu albüm, kendinizi baştan yaratmanın da el kitabı.

  • Incubus – Morning View: Morning View, okyanus kenarındaki bir kış evinde kaydedilmiş gibi hissettiren bir albüm. Hem dingin hem güçlü.

  • Audioslave – Audioslave (Debut): Cornell’in vokali ve Rage Against the Machine’in enstrümanları. Kışın otoyolda ilerlerken dinlenecek 1 numaralı albüm. Hayatımın albümlerindendir bu arada…

  • Velvet Revolver – Contraband: Slash’in riffleri ve Scott Weiland’ın karizması. Saf rock enerjisi. Tarihin en iyi supergrouplarından.

  • Foo Fighters – There Is Nothing Left to Lose: Melodik, yumuşak ve “evde hissettiren” bir Foo Fighters klasiği.

  • Queens of the Stone Age – …Like Clockwork: Karanlık, vampirik, piyanolu ve inanılmaz şık bir rock albümü. Deyip geçmeyeceğim tabii ki, Josh Homme sağolsun çok çok daha fazlası.

  • Limp Bizkit – The Unquestionable Truth (Part 1): Limp Bizkit aşkım bir yana, bu albüm çok başka. Daha çok EP denebilir ancak Limp için bile beklenmedik derecede karanlık ve sert.

  • Garbage – Version 2.0: Elektronik altyapılı, Shirley Manson’ın o buz gibi vokaliyle tam bir kış klasiği. Ama 90’lar kışı.

5. Modern Queens & The New Cool

Rock bitmedi, sadece form değiştirdi.

  • Miley Cyrus – Plastic Hearts: 80’lerin rock estetiğini günümüze taşıyan, deri ve zımba kokan bir albüm. Beni pandemide bu albüm kurtarmıştı. Bence Miley’i de.

  • Halsey – If I Can’t Have Love, I Want Power: Trent Reznor (NIN) yapımcılığında, endüstriyel, gotik ve hamilelik döneminin o “karanlık anaç” gücü. Gelmiş geçmiş en favori albümlerimden.

  • Turnstile – Glow On: Modern hardcore’un en parıltılı, en enerjik hali. Kış rehavetini atmak için birebir.

  • Misfits – Walk Among Us: Ve tabii ki biraz punk… Çünkü kışın soğuğunda hızlı yürümek gerekir.Kışın gri günlerini renklendirmeye çalışmayın; siyah beyazın tadını çıkarın. Bu albümler, o monokrom dünyanın en iyi eşlikçileri.

  • The Pretty Reckless – Death by Rock and Roll: Pandemiyi kurtaran albümlerden biri. Soundgarden’dan Matt Cameron, Kim Thayil ve Ben Shepherd desteğiyle enfes kere enfes.

Sizin kış favoriniz hangisi? Listede olmayan ama “bu tam senlik” dediğiniz bir albüm var mı? Yorumlara bekliyorum!

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Top 3 Stories

Daha Fazla İçerik
Çiğ ve hararetli blues: Dorothy
×