Miley Cyrus – Bass Persuades: Olgunlaşma İllüzyonu mu?

Evet artık uzun süredir takipçim olanların bildiği bir şey var o da benim Miley Cyrus’ı ne denli sevdiğim. Hannah Montana ile büyümenin, Bangerz ile olgunlaşmanın (evet evet olgunlaşma lol) sonrasında Plastic Hearts ile sevgim en zirve noktaya ulaştı. Çünkü ben iflah olmaz bir rocker’ım ve ona da en çok yakışan şeyin rock olmasının yanında her yaptığı işin içinde rock dokunuşu görmeyi seviyorum.

Öte yandan Plastic Hearts gibi mucizevi derecedeki mükemmel bir albümün ardından Endless Summer Vacation başarısına rağmen beni açmamıştı. Something Beautiful ise gördüğüm yerde kaçmak istediğim bir albüm.

Miley Cyrus’ın (artık yalnızca Miley olarak) Columbia’dan Atlantic Records’a geçişi sonrası çıkardığı ve merakla beklenen 10. stüdyo albümü Bass Persuades, dinleyiciyi son derece çelişkili hislerle baş başa bırakıyor. Ben dahil.

Dolly Parton’dan devraldığı ettiği bilgelik, geçirdiği çalkantılı yıllar ve yaşadığı olgunlaşma süreci göz önüne alındığında, insanın bu albümden çok daha gerçek, derinlikli ve içe dönük bir duruş beklemesi kaçınılmazdı. Miley, vokali çiğ ve filtresiz hallerine yaklaştığında ışıldayan bir sese sahip; ancak albümün görsel dili ve klipleri bir noktadan sonra sıkıcı ve jenerikleşmeye başlıyor.

Ayrıca yayınlanan teaser’lardan ham bir rock sound’u bekleyen bir tek ben miydim yoksa sosyal medya yöneticilerinin ne anlatmak istediğine karar mı vermesi gerekiyor?

Buna karşın, albümün yapım ve ses dünyasında göz ardı edilemeyecek bir odak ve tutarlılık var. Albüm adı Bass Persuades olmasına rağmen, çıkış şarkısı dışındaki parçaların kulüp/dans çizgisinden uzaklaşıp atmosferik ve “vibe” odaklı bir alana kayması konsept olarak kafa karıştırsa da, prodüksiyondaki deneysel dokunuşlar kendi içinde bir karakteristik yaratıyor. Dead Petz çağını andıran o katmanlı vokal efektleri, whispering/moaning geçişleri ve Miley’nin sesinin peslere indiği tonlamalar projeye farklı bir doku kazandırmış.

“REDLIGHTS” ve “Let’s Get Married” dinleyiciyi beklenmedik bir yerden yakalayan, vokal sadeliğiyle duygusal dozu yüksek iki güçlü durak. Benim için tabii ki dev birer “pas” ama genel olarak şıklar.  “Neon Signs” (feat. Andrew Wyatt) inlemeli, fısıltılı spoken-word kısımları ile kıtalardaki samimiyetin yarattığı tezat hem eğlenceli hem de garip bir şekilde hisli. “Orbit” & “Innocent Ways”, Miley’nin dans ederken ve vücudunu ritme bırakırken yarattığı o görsel/işitsel dinamizm albümün en akıcı yerlerinden. Zaten Innocent Ways, albümden yegane favorim.

Yine de madalyonun diğer yüzünde ciddi bir metin ve anlatı eksikliği duruyor. Bass Persuades, lirik açıdan zaman zaman kendisini tekrarlayan, derinleşmekten kaçınan ve stajyerlerin elinden çıkmışçasına ham hissettiren bir yapıya sahip. Albümün hikaye anlatımı olarak nereye varacağını bilememesi ya da radikal bir duruş sergileyememesi, onu bütünlüklü bir başyapıt olmaktan uzaklaştırıyor.

Özetle Bass Persuades, Miley’nin sesini ve deneysel arayışlarını dinlemek adına keyifli bir iş olsa da, tema ve anlatı bakımından beklentilerin gerisinde kalan, zamanla dinlendikçe oturması umulan 6/10’luk orta karar bir geçiş projesi. Öte yandan Something Beautiful‘dan fersah fersah iyi. Ben sevdim ve dilerim bu geçiş yolculuğu onu tekrardan ham rock ya da en azından pop rock sularına doğru götürür.

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Top 3 Stories

Daha Fazla İçerik
Inside Phoebe Fuller’s Triangle World And Fashion
×