Yağmurlu Havalar İçin En İyi 10 Albüm

Sonbahara En Çok Yakışan Albümler

Pencerenin ardında ağırlaşan bulutlar, sokaklarda koşturan insanlar ve taze toprak kokusu… Yağmurlu günler, ruhumuzun en derin köşelerine çekilmek, eski defterleri havalandırmak ve bazen de sadece müziğin sesini açıp dış dünyayla bağımızı koparmak için en adil bahane olabilir ama modern yaşamda -neyse ki öyle bu arada- her yağmurda evde bu romantizmi yaşayamayabiliyoruz. Ben mesela yağmurda dışarıda olmayı, gezmeyi, çalışmayı hatta alışveriş yapmayı sevenlerdenim.

Dolayısıyla bazılarımızın yağmur yağdığında Alice In Chains’in çamurlu sokaklarında yeniden ayağa kalkmaya, bazılarımızın da Taksim’in 2000’li yıllardaki nostaljik pasajlarında kaybolmaya ihtiyacı olabiliyor.

Bu yüzden yağmurun sesine eşlik eden, yeniden başlama arzusunu aynı pakette sunan en iyi sonbahar ve yağmurlu gün albümleri rehberini hazırladım. Kulaklığınızı takın ve yağmurun ritmine ayak uydurun.

Ayrıca unutmayın yağmur yağmadan güneş de gökkuşağı da çıkmaz!

Alice In Chains – Jar of Flies

Yağmurlu günler söz konusu olduğunda buraya bir Alice In Chains albümü koymamanın imkansız olduğunun farkındayım. Ancak pek çoklarının tahmin etmeye çalışacağı gibi Unplugged koymak istemiyorum. Tabii ki o. harika bir yağmurlu hava albümü ancak yağmur bir noktada da arınmak, yeniden başlama isteğinin tavan yapması demek. Layne Staley’nin güneş gözlüklerinin ardında neredeyse tükendiği bir Unplugged performansı yerine, Jar of Flies ile yağmurun altında hala devam etme isteğini içimize çekmek çok daha mantıklı. I Stay Away’in klibi gibi, yağmur çamur içerisinde, bir sirkte yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.

Maroon 5 – Songs About Jane

Bu ne biliyor musunuz? Taksim’de 2002-2008 aralığındaki yağmurlu bir günün sesi. Tünele doğru yürürken, yeni çıkan albümlerin kartonlarının dışarıda beklediği Mephisto ve D&R’dan yükselen sesler. Sonra sıcacık evinize dönüp Dream TV’yi açtığınızda devam eden o ses.

Fleetwood Mac – Say You Will

Herhangi bir Fleetwod Mac albümü, bu “witchy season”a her türlü yakışır tabii ki. Ama benim yağmur için seçimim kesinlikle bu underrated güzellik olacak. Yer yer kızgın, yer yer sakin. Albüm bittiğinde sizin de kafanızda hesap kitap kalmayacak ve daha güneşli günlere ilerleyebileceksiniz.

The Raconteurs – Broken Boy Soldiers

2006 doğumlu bu albüm; indie sleaze dönemi rock müziğin başına gelen en güzel şeylerden. Bu albüm buraya tabii ki sadece Jack White‘a torpil geçmemle girmedi. The Raconteurs‘ın gerçek güzel noktası, Brendan Benson’ın o sakin ve coşkulu sesi. Tam da yağmura yakışır bir paket!

Chris Cornell – Euphoria Morning 

Bu albümü buraya koyma nedenim, yüzyıllara yayılan Chris Cornell aşkım değil tabii ki. Bu albüm gerçekten, has öz be öz bir yağmur albümü. Yani yağmurun bir kokusu olsa Burberry London, bir sesi olsa o da Euphoria Morning albümü olurdu. Tıpkı bir yağmur gibi şiddetleniyor, bazı şarkılarda yağmurdan sizi nefret ettiriyor, 1-2 şarkı sonra tatlı tatlı atıştırıyor.

Alanis Morisette – The Collection

Yağmur kaç gün sürer, hatta tüm gün sürer mi onu bile bilemiyorken tüm Alanis diskografisini dinleyecek halimiz yok elbette. En iyisi, sesi yağmura en çok yakışan insanlardan biri olan bu Kanadalı’nın en iyi hitlerinin bu enfes toplamasını dinlemek. Uninvented’ta kendi kendimize triplere girmek serbest.

Bruce Springsteen – Nebraska

1970’lerin sonunda Bruce Springsteen, kariyerinin zirvesine ulaşmasına rağmen ruhundaki o derin boşluğu dolduramadığını fark etmişti. E Street Band olmadan kaydettiği bu ilk albüm, hepimizin hayatında en az bir kez geçtiği o karanlık dönemlere adandı.

Seri katillerden dağılmış ailelere kadar Nebraska’daki her karakter, ömrü boyunca başının üzerinde dolaşan o kara bulutların dağılmasını bekler. Springsteen bu hikâyeleri hafif bir romantizmle işlese da çoğunun sonunun iyi bitmeyeceğini bilir. Çünkü bu insanların ruhları öyle yıpranmıştır ki, kalplerindeki o dinmeyen yağmuru hiçbir bağışlanma hissi durduramaz.

Radiohead – Kid A

Radiohead, kusursuz bir rock klasiği olan OK Computer’ın ardından çıkardığı dördüncü albümü Kid A’da duyguları adeta ilmek ilmek işliyor. “Everything in Its Right Place”, albüme imzasını atan o karanlık ve kasvetli havanın ilk kıvılcımı. Zaten kendinizi yağmurlu bir New York’ta Daredevil gibi hissedebilirsiniz. Özellikle de dışarıda fırtına koparken dinlemek için biçilmiş kaftan.

Red Hot Chili Peppers – By The Way

Her RHCP albümü burada yer bulabilir çünkü onlar dört mevsimin albümlerini yapıyorlar. Ama By The Way başka. Grubun diskografisinin en duygu yüklü albümü, hit parçaların yanında daha underrated kalmış gizli mücevherlerle de dolu.

Garbage – Beautiful Garbage

Tabii ki “Only Happy When It Rains” gibi klişe bir seçimle karşınıza gelip buraya debut albümü koymayacaktım. Diğer Garbage albümlerine oranla çok daha naif olan bu albüm, buram buram deri ceketlerin ve ıslak sokaklarda yürüdüğümüz botların albümü. Cup of Coffee açın ve bir daha arkanıza bakmayın.

Bunlar da ilginizi çekebilir>>>

Petrichor Nedir? Petrichor Kokusu ve Yağmur Sonrası Toprak Kokan En İyi 30 Parfüm

 

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Top 3 Stories

Daha Fazla İçerik
Diner kültürü ve bir film üzerine
×