Basit Bir Beyin Fırtınası Zihninizi Yeniden Düzenlemenize Nasıl Yardımcı Olabilir?

Sonuna kadar messy olabiliriz ve bu bazen beynimiz ve hatta yaratıcılığımız için de harika olabilir. Ama bazen kafamızın içinin de düzene ihtiyacı var, ki yeniden dağıtabilelim.

Bu noktada Mel Robbins’ten ilham alarak, zihnimizin içindeki karmaşadan sıyrılıyor ve odağımızı keskinleştirebileceğimizi düşünüyorum. Bunun için bakışlarımızı ekranlardan ve —düşünce, his ve dünyaya yaklaşım biçimimiz üzerinde muazzam bir güce sahip olan— o zihinsel alandan uzaklaştırmamız gerekiyor. (Kulağa abartılı gelebilir ama hiç de öyle değil.)

Peki, tam olarak nedir bu “brain dump” (zihin boşaltma)? İşin içinde kalem ve kağıt var. Not alma uygulamasına yazarak ya da klavyede hızla tuşlara basarak sistemi atlatmaya çalışmayın. Bu, söz konusu dijital aktivitelerden verilen analog bir mola; böylece bir şeyleri sindirmek ve işlemek için ayırdığımız zamanın tadını gerçekten çıkarabiliriz.

Haftaya başlarken zihin boşaltma egzersizi yapmak oldukça yararlı olabilir ama yine de bunu yapacağınız günü seçmek size kalmış. Çünkü bunu yapmak için Pazar gününü beklemenize gerek yok. Stresli, bunalmış, korkmuş ve hatta kalbiniz kırılmış hissettiğiniz her an zihin boşaltma moduna geçebilirsiniz.

Bunu hızlı bir bakış açısı değişimi olarak düşünün: İçinizdekileri dökersiniz, yeniden dengelenirsiniz ve kontrolü tekrar elinize alırsınız.

İşte zihin boşaltma egzersizinin yapılışı:
Zihninizde dönüp duran her şeyi yazın: endişeler, halledilmesi gereken işler, büyük fikirler ve zihninizi kemiren ufak tefek düşünceler.

Mel’in ifadesiyle:

“Zihninizde yer kaplayan ve size ağırlık yapan her şeyi alıp zihninizden çıkaracak ve bir kağıda dökeceksiniz. Bu, zihinsel bir kusma eylemiyle eşdeğerdir. Her şeyi olduğu gibi kağıda aktaracaksınız.”

Biraz sert bir benzetme, evet. Ama kesinlikle etkili.

Buradaki temel fikir şu: Artık kağıt üzerinde kendine yeni bir yer edinen bu düşünceler üzerinde düşünüp düşünmemek tamamen sizin elinizde. İsterseniz onlara geri dönebilir ya da orada kalmalarına izin verip daha hafiflemiş bir şekilde yolunuza devam edebilirsiniz. Bunu, endişeleriniz ve kaygılarınız için yeni bir dosyalama sistemi olarak düşünün. Zihnimizdeki her şey birbirine karışabilir; çevremiz kaotik bir haldeyken başka önemli işleri tamamlamak ya da o anın içinde kalmak zorlaşır. Düşünceleri günlüğe aktarmak (yani zihni boşaltmak), o düzensiz “evrak yığınlarını” zihnimizden alıp kağıt üzerinde bir düzene sokmamızı sağlar; böylece bu düşünceler genellikle görüş alanımızdan çıkar ve biz de içinde bulunduğumuz ana odaklanabiliriz.

Zihni boşaltırken ortaya çıkan bazı notlar, yapılacaklar listesine dönüşebilir. Hatta Mel, bunu yapmayı teşvik ediyor. Üzerinizdeki tüm işleri tek tek yazın, ardından gerçekten önemli olmayanların üzerini çizin ya da onları “daha sonra yapılacaklar” kategorisine taşıyın.

Unutmayın: Eğer her şey acil görünüyorsa, aslında hiçbir şey acil değildir. Bunları yazıya dökmek, şu anda dikkatinizi hak eden şeyleri görmenize yardımcı olur; böylece yerinizde sayıp durmaktan kurtulursunuz.

Zihni boşaltma pratiği aslında bizi Mel’in “İlerleme İlkesi”ne götürür: Anlamlı tek bir işi ele alın, onu kutlayın ve o ivmenin sizi ileriye taşımasına izin verin. Çünkü günün sonunda, “sıkışıp kalmışlık” hissi sadece bir duygudan ibarettir. Yükünüzü hafiflettiğiniz anda, harekete geçmekte özgürsünüzdür.

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Top 3 Stories

Daha Fazla İçerik
COULEURS BY QNET RUJLARI İLE TAZE GÖRÜNÜM
×