Bir ERA’nın Kapanışı: Yeni Başlangıçlar

Lafa nereden başlayacağımı bilemiyorum. Bu siteyi kuralı 10 yıl olmamıştır -o da yakında dolar aslında- ama kariyerime başlayalı 10 yıl, 2021 itirabiyle doldu. Hayır cilt bakımında uzayı keşfetmiş bir simyacı falan değilim, gerçekten söylediğim yaştayım ancak 17 yaşında -hadi sigortasız 16 diyelim- girdiğim medya sektöründe 10 yılı doldurmuş bulunuyorum.

Nasıl geçti 10 yıl inanın hiç bilmiyorum ve bu “ERA”yı kapatırken tuhaf hisler içerisindeyim. Bunda son 6 yılımı burada aylarca yazsam bile anlatamayacağım şekilde harika geçirdiğim işimden ayrılıyor olmamın da etkisi büyük.

Çıkmayı çılgınlar gibi istediğim oldu. Sonsuza dek böyle kalsak ya dediğim günler de. 6 yıl 600 yıl gibi geldi ama şüphesiz ki en ama en güzeli 2018’den sonra olanlarıydı.

Sadece uyumak istediğim günler de oldu…

Dediğim gibi sayfalarca övsem o insanları yetmez (domain de yetmez o ayrı bir konu) ama gerçekten hayatımın farklı bir evresine geçtiğimi düşünüyorsam bu yüzdendir.

Benim gibi disiplinden uzak, sorumluluk alamayan birine iş etiği nedir diye kim öğretmiştir sizce? Tabii ki cevap Fooduristik! Aramıza ’18 itibariyle katılan Kübra Elmalı, Besttugceever, Bahar Aslan ile de iyice büyüdüm, iyice evrildim, kendime itiraf edemediğim zayıflıklarımla yüzleştim, yeterince övmediğim -eğer kaldıysa- yerlerimi de iyice övdüm ve bugün burada 30’uma hala çok varken taş gibi kariyerimle karşınızdayım. (isimlerinin üstüne tık tık!)

Ama bir şey itiraf edeceğim size; değil 10 bir 50 yıl daha çalışsam bu insanların çeyreği edemeyeceğime çok eminim. Kulağa şaka gibi gelecek ama her eylemimde mutlu etmek üzere, utandırmamak üzere dikkat etmemin sebepleri arasında bu insanlar da var.

Ülkenin geneline bakınca böyle kardeşliğe dönüşen iş arkadaşları bulmanın imkansız olduğunun farkındayım.

Ülke demişken; sanırım yeni bir işe geçerken tüm korkularımızı,motivasyonlarımızı tetikleyen bu değil mi? Peki ben bu cesur kararı nasıl şak diye verdim? Para tek etken olabilir mi?

Konfor alanımdan çıkamam sanıyordum ancak iş değiştireceğimi söyleyip ucuna bu terimi eklediğimde ebeveynlerim bana şu cevabı verdi; ” iyi de konforda mıydın ki?”. Sanırım tüm aydınlanmam burada başlıyor. Neyse dilerim bir sonraki veda yazım; “California’daki minnak evime yerleşiyorum elveda bir kaç kişi dışında herkes” başlıklı olacak. -araya olumlama sıkıştırmak.

Anthony Kiedis’le komşuculuk falan oynadığım Cali’deki evim

Bu arada aslında ağlarım da sanıyordum ama kararımı vereli neredeyse 1 ay olacak ve hala 1 damla gözyaşı yok? Bu beni mutlu ediyor, sulugözlülük sevmeyiz. (dedi ve ağladı?)

Mutlu olduğumuz yerden ayrılmak imkansız olabilir ancak rahat olmak ile alışkanlıkları çoğunlukla karıştırıyoruz. Belli bir rutini bozmak istemiyoruz. Üstüne artık pandeminin yönettiği dünya ve dünyaya kıyasla giderek kötüleşen ülke şartları eklenince verilen her karar; aktif bir bombanın kablosunu kesmekle aynı terletici özelliğe sahip oluyor.

Ben artık “kendini bulma” diye bir şeye inanmıyorum. Kendimi bir saniye bile olsun kaybetmedim ki bulayım. Ama derin bir uykuda olduğum kesin. Kendimi yaratmaya inanıyorum ve bunun için artık araç değiştirmem gerektiğinin de farkındayım. Yerinde sayan Müşra’nın kimseye bir faydasının olmayacağı ortada.

Tabii ki bu deliler gibi korkuyorum. Ama sonuçta “Ne Kaybederiz Ki?” değil mi?

Belki bu bir hata. Ama olsun, uzun süredir böylesine cesur bir adım atmanın ne demek olduğunu unutmuştum. Hatta en son ne zamandı hatırlamıyorum bile. (Belki varlığımın yarısını satıp kripto paraya yatırdığımda?)

Dediğim gibi bu belki bir hata ama başkalarının hatalarında kalmaktan iyidir. Ortada bir saçmalama söz konusu olacaksa benim yüzümden olsun. Incubus‘un Make Yourself‘inde de dediği gibi:

And if I fuck me
I’ll fuck me in my own way

Bir yandan gözüm ekranın öteki köşesinde giderek artan korona vakalarına takılıyor. Günlük olabilecek aksilikler, olası iş yeri krizleri, yeni iş yerinde eski Türk filmlerindeki Sezercik, Ömercik gibi beni ortalarına alıp “Salak salak” diye itelediklerinin hayalini görmeden edemiyorum. Sahi olabilir mi öyle bir şey?

Ne olacaksa olsun. “Nothing can stop me now ’cause I don’t care anymore

Eğer oyunda sürekli yakınmaya başlıyorsanız, iyi oynamıyorsunuz demektir. Benim de yakınma aralıklarım sıklaştıkça tüm taşları bozup oyuna yeniden başlamanın vaktini anladım diyebilirim.

Üstelik çok heyecan duyuyorum çünkü bu kez tamamen ana konusu moda olan bir denizde kürek çekeceğim. Sahilde görüşürüz! (Ve beni mutlu eden şeylerden biri de yeni iş yerime gitmek için defalarca staddı, turnikeydi geçmek zorunda olduğumdan STADYUM KONSERİNE GİDİYOR HİSSİ VERMESİ! Bu yüzden uğur getireceğine eminim!)

Son olarak kendime bir motivasyon notu olarak bırakıyorum. Yapamayacağım hiçbir şey yok. Öğrenemeyeceğim ya da Beceremeyeceğim gibi bir şey de?

I am not a woman, I’m a god ulen!

-Yukarıdaki tüm yazıda ne kadar saçmaladım bilmediğimden geri dönüp kontrol etmek üzere okumayacağım.-

  • Edit büdüt: Hala ağlamadım, yihaaa!

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Top 3 Stories

Daha Fazla İçerik
Çiğ ve samimi rock: Under Great White Northern Lights