Yaza Giriş 101: Bahar Alışverişi

Hayatta en sevdiğim ritüelim, mini minnak haul videoları/postlar hazırlamak! Hazır günlerce evdeyken neden mini bir rapor daha hazırlamayayım ki değil mi ama?

Video olarak izlemek isterseniz aşağıda mevcut ancak benim altın değerindeki sözlerimi(?) okuyarak deneyimlemek için bir tık daha aşağıya inmeniz gerekecek!

Şimdi gelelim 2021 Yaz öncesi modumu yükselten küçük alışveriş ve keşif komboma!

Superfood: Kenevir Tohumu Tozu

Bu aralar Superfood meselesine sarmış durumdayım. Çünkü beslenme tarzım tam olarak şu: yüzde 45 sağlıklı/vegan (vegan değilim ama bu disiplini seviyorum, bu kafamda bir denge) hafif ve bitki bazlı tarifler, %55 fast food. Ve biliyor musunuz bu bayağı işe yarıyor formumda!

Ama lütfen unutmayın ki ben bir doktor, uzman ya da beslenme uzmanı değilim. Bu bende işe yarayan bir şey; eğer siz de denemek ve beslenme rutininize katmak istiyorsanız tamamen kendi sorumluluğunuzda kendiniz araştırarak yapmanız gereken bir eylem olacaktır.

Kamu spotundan sonra devam edelim; günde 1.5 saate kadar çıkardığım spor rutinimden istediğim etkileri almak için bazı sabahlar smoothie bowl’a geçmeye karar verdim ama buna level atlatmanın da bir yolunu bulmak zorundaydım. İşte bu noktada devreye Kenevir Tohumu Tozu girdi.

Aslında aklımda spirulina gibi superfood’lar da vardı ama diyeceğim tek şey şu: ARAŞTIRIN! Onca yarar arasında sizi bir tık kıl eden özelliği mutlaka buluyorsunuz; mesela bende %100 beğeni oranını Kenevir Tohumu Tozu elde etti.

Kenevir; salyangoz özü ve pirinç ile birlikte cilt bakımımda en sevdiğim ve güvendiğim içeriklerden biri. Kozmetikte etkisini böylesine görmüşken Superfood kısmında kim bilir neler olur dedim.

Kenevir Tohumu Tozu; A, B1, B2, B3, B6, C, E vitaminleri ve folik asit (B9) bakımından zengin. Çoğunlukla adet dönemindeki sorun, düzensizlik ve hormonlar için alınıyor. Zira içerdiği gama linolenik asit, hormon dengesini desteklerken, hormonal sorunlara bağlı yaşanan adet öncesi sendromu, aşırı ağrılı adet gibi sorunları önlüyor. Ancak ben bu sorunlardan değil de; omega açısından zengin olması, lif kaynağı olması (hellooo spor rutini) ve bağırsak işleyişini kolaylaştırıp sindirimi düzenlemesi vaatleri nedeniyle aldım.

Ve sindirim konusunda kesinlikle vaatlerini yerine getirdiğini söyleyebilirim! 1 haftalık kullanım sonrasında hem bağırsak faaliyetlerim düzene girdi hem de şişkinlik sorunum ortadan kalktı ve daha düz bir karın elde edebildim.

Ben daha parlak bir cilt yarattığını da gözlemledim.

Piyasada farklı aromada olanlarının da olduğunu biliyorum ama bu Wefood markası için konuşuyorum; herhangi bir tadı ya da kokusu yok. İstediğiniz şeye katabilirsiniz yani.

Ben smoothie bowl ve chia puding içerisinde sabahları tüketiyorum.

Chia puding için laktozsuz süt, 3 yemek kaşığı chia tohumu (o kadar süper bir gıda ki, mutlaka buna da düşün…) dilerseniz kakao ve bir kaşık da kenevir tozu ekleyin kabınıza. Karıştırın ve buzdolabına koyun. Sabah pudinginiz hazır!

Smoothie bowl’da ise atış serbest, kaloride aşmamak için muz çok kullanmayın derim ben.

Bu arada siz yoğurt ya da içeceklerinize de karıştırarak tüketebilirsiniz. ben Rossman’dan Wefood marka olanını aldım.

Bir Filmden Nerelere Geldik: Tişört + Jean + Bucket Hat

Karantinanın en sevdiğim yanı favori yönetmenlerimden Quentin Tarantino’nun filmografisini sonsuz bir döngüde, sabah erken kalkacağım korkusu olmadan izleyebilmem. Tabii ki bundan payını en favori QT filmim Kill Bill de alıyor.

Kill Bill’i bu kadar sevmemin nedenlerinden biri de aslında oldukça “fashionable” olması. Beatrix’in o bir kot bir tişört ile oldukça taze ama aynı zamanda belalı ama aynı zamanda da dişi görünümlerinin büyük bir hastasıyım.

Neyse, filmi 37434. kez izleyişimde bir aydınlanma yaşadım ve tekrar straight cut jean avına düştüm. Ama 2000’ler yıkamasına sahip olması şartıyla!

Aradığımı Zara’da buldum. Hatta Kill Bill sevgisinin getirilerinden sarı renk arayışında da biyeli bir tişört ile “cherry on top” anı yaşandı. Bununla kalındı mı? Hayır! Madem 2003’e geri dönüyoruz bir de bucket şapka gerekiyordu. Tam olarak şeftaliyi andıran bucket şapkam ile hiç olmadığı kadar Limp Bizkit konserine hazırım. -buraya random gülüş.-

Favori TV Show’u: The Real Housewives Of Beverly Hills

Çerezlik, hafif ve 675343 bölümlük reality tv showları… EN SEVDİĞİM! Aslında The Real Housewives serisini tüm şehirleriyle birlikte yaklaşık 2 yıldır Youtube’dan takip ediyorum ancak Netflix’e geldiğini görünce baştan izlemek gerek diye düşündüm, iyi ki düşünmüşüm!

Şu an Rupaul’s Drag Race ve Queer Eye ile birlikte benim için Baba-Oğul-Kutsal Ruh üçlüsünü oluşturuyorlar.

Zenginlik, ultra zenginlik, şampanya, Xanax, estetik, partiler, kavga… Muazzam bir show!

Favori Kokular: Zara x Jo Malone Koleksiyonu – Vetiver Pamplemousse ve Tuberose Noir

Zara Emotions

Koleksiyonu videoda anlattım uzun uzun ancak burada da küçük notlar geçmekte fayda var. Koleksiyon “Zara Emotions ft. Jo Malone” olarak geçiyor.

Vetiver Pamplemousse’u annem, Tuberose Noir’ı ise kendim için seçtim ancak koku zevkimiz benzediğinden değiş tokuş da kullanacağız diye düşünüyorum.

Vetiver Pamplemousse harika bir turunçgil kokusu; ama Chloe Signature tarzında. Yani Dolce & Gabbana Light Blue ve Chloe Signature‘ın çocuğu gibi düşünebilirsiniz. Zarif, eğlenceli ve tam bir yaz!

Tuberose Noir ise içeriğindeki animalic notasından dolayı seçtiğim bir parfüm. (Bir parfümde en çok aradığım nota) Thierry Mugler Alien ve Narciso Rodriguez For Her iki aşık olduğum koku ve bu ikisini sevenler, Tuberose Noir’ı da severler. Bolca animalic, sümbül ve pudra. Bir deri biker ceketli ancak elegan!

Kübra’cığım sağolsun, tüm kokuların olduğu seti alıp bana hepsini gün gün yorumladı. Koku zevkine güvendiğim için onun yorumlarıyla da anladım ki iki iyi koku seçmişim! Yaşasın çöpe gitmeyen kör alışlar.

Dinleyin: Ne Kaybederiz Ki? ve Trendus Podcast

Eğlenmek için yapabileceğiniz iki şey var: Bu iki bomba podcast’i takip etmek ve dinlemek! Düzenli yeni bölümlerin eklendiği bu iki seri ile kendinizden geçeceğinize eminim. Evet evet, özgüvenliyimdir.

Bana Bu Aralar Kim İlham Veriyor? & Kimi Dinlemeli?

İş görüşmelerinde ben vs. Arkadaşlarımın yanında ben

Bana bu aralar en çok Wes Borland ilham veriyor. Gitarda ilerlemeye başladıkça müzik zevkiniz ve değer verdiğiniz gitaristler de değişiyor; üstelik Wes Borland sadece bir gitarist değil aynı zamanda harika bir ressam! Ve… Reality Show yıldızı? Lol.

Evet evet adam dünyaca ünlü bir müzisyen ve ressam. Ama part time ex-eşiyle birlikte baştan sona ev de yeniliyor. Kendisi aşık olayım diye yaratılmış.

Sahnede Operadaki Hayalet’ten hallica olarak gezen ancak sahne dışında siyah saç beyaz ten kombosuyla “aşığınım” diye beni bağırttıran bu kişinin sadece Limp Bizkit’teki işleri değil Black Light Burns grubu ve yaptığı harika resimler radarımda. Beni de çiz Wes, beni de çiz!

Ben Ne Yapacağım?

Karantina boyunca Trendus podcasti, cazibe oranı yüksek -uuu 900’lü hatlar gibi oldu- bölümlerle yayında olacak. Kalp kalp kalp!

Ne Kaybederiz Ki? podcastinin bölümlerini artık -eski arşiviyle de birlikte- Youtube’a da taşıyacağız. Yani artık kelimenin tam anlamıyla her yerde olacağız.

Crunk Mag için de çok güzel konular geliyor. Gitarda da giderek ilerlemeyi ve sizinle paylaşacağım videolar çekmeyi planlıyorum.

Bir de… Evet… Bir de… Twitch‘i denemek istiyorum. Eğer uygun set up’ı kurabilirsem neden olmasın. Konu önerileriniz olursa lütfen bana yazın!

Zeen is a next generation WordPress theme. It’s powerful, beautifully designed and comes with everything you need to engage your visitors and increase conversions.

Top 3 Stories

Daha Fazla İçerik
90’ların sonuna dair güzel anılar: Fiona Apple – MTV Unplugged