Burada bir Foo Fighters fanı olarak pek çok Foo albümü inceledim. Maalesef ki Wasting Light ve öncesinde fanları olmadığım ve o dönemleri incelemediğim için büyük bir üzüntü duyuyorum. Çünkü yaşadığımız kayıplar ve üstüne gelen albümlerin giderek tatsız tuzsuzlaşması; burada gerçek bir fangirl anı yaşamama her türlü engel oluyor. Ama neyse ki Medicine at Midnight gibi bir fecaat ya da But Here We Are gibi yasımızı dağlayan bir albümle karşı karşıya değiliz bu kez. İlk kez, Wasting Light’tan bu yana sıkılmadan full bir Foo albümünü defalarca dinleyebildim.

Your Favorite Toy, Foo’nun son 10 yılda ortaya koyabildiği en eğlenceli iş. Böyle bir albümün Dave Grohl’un ve grubun yaşadığı onca şeyden sonra gelmesi ise manidar. Wasting Light sonrası güvenli sularda yüzüp yıllarca biz hayranlarındaki kredilerinden beslendiler. Sonrasında ne yazık ki Taylor Hawkins haberi, üstüne Dave’in annesini kaybetmesi ve evliliğine dair skandallar derken; grup içinde de sular pek durulmadı. Tabii ki asla yeri doldurulamayacak olan Hawkins sonrası Dave de bir türlü aklındaki “o” bateristi bulamadı.
Peki bu tarz zor durumlarda ne yapmalıyız? Tabii ki eve dönüp tüm gücümüzü toplamalıyız. Dave de bunu uyguluyor ve 1997 tarihli The Colour and the Shape albümündeki deki çiğliği yeniden yaşamak üzere daha yüksek oktavlı ve eğlenceli bir iş ortaya koyuyor.
Tabii bu Your Favorite Toy‘u harika yapmak için yeterli değil. Bu albümde kulağıma yapışan bir iki şarkı olmasına rağmen bence en kötü yanı prodüksiyon. Parçalar harika ama prodüksiyon ve mastering alanında çok net bir sorun var. Bu açıdan bu albüm Foo’nun St. Anger‘ı diyebilir miyiz? Evet. Hem daha kötüsü de olabilirdi değil mi? Yani onların Lulu‘su olabilirdi ama olmamış, buna da şükür.
Bence onları şu dakikadan sonra kurtaracak yegane şey prodüksiyon koltuğuna Butch Vig‘i geri oturtmak olacaktır. Son 10 yıldır o kadar kendilerine uymayan prodüktörlerle çalıştılar ki. Bu, bir stil ikonunu kendi stilinin dışında olan parçaları ısrarla giyip kendisini kameralar önünde harap etmesini izlemeye benziyor.
Tüm bunlara rağmen albümün ilk yarısı bana göre müthiş, çünkü ben bir yüksek tempo insanıyım. Caught In The Echo, Of All People, hafiften 90’lar Pearl Jam’ine selam çakan Window, bir ara Lenny Kravitz’in şarkıya gireceğine emin olduğumuz If You Only Knew ve Spit Shine gayet eğlenceli bir ilk perde sunuyor bize.
İkinci yarı ise plot’un ne olduğunu unuttuğunuz filmler gibi hissettiriyor. Özellikle Child Actor’ın nakaratına stüdyoyada nasıl “bu harika bunu koyalım” diyebilmişler anlayabilmiş değilim.(?!)
Bu aynı zamanda Nine Inch Nails‘in eski davulcusu Ilan Rubin ile çalıştıkları ilk albüm. Bir NIN hayranı olarak onun bateri tarzını anında hissedebildiğimi söyleyebilirim.
Günün sonunda doğru rotadalar, sevdiğimiz yoldalar. Foo’nun güzel yanı da bu, bir şekilde en kötü şarkılarıyla bile size maksimum ilham, enerji ve pozitif ruh hali verebiliyorlar. Özellikle Grohl’un 90’larda tanıdığı ve mucizevi bir şekilde ektiği tüm o etrafı saran ölüm ve kaostan kurtulduğu, üstüne bugünlere harika bir lider olarak geldiği düşünülürse; onlar bize enerji vermeyecek de kim verecek.
Your Favorite Toy en iyi Foo Fighters albümü mü? Hayır, ama Foo Fighters’ın rock’a hoş bir dönüş ve hala iyi müzik yapabildiklerini gösteriyor.



