http://www.multibabydoll.com/wp-content/uploads/2015/02/Duff+McKagan+Duff28222.jpg

En dibi ve en tepeyi görmek: İyi ki doğdun Duff McKagan!

Hayatımı bir Gunsnroses’olog olarak geçirdiğim günlerden bugüne dönüp baktığımda; zamanında daha çok “fangirl” duygularıyla Axl Rose‘a deli gibi hayran olmama rağmen; şu anda en çok ilham veren isimlerin Slash, Duff McKagan,Izzy Stradlin gibi diğer güzide müzisyenler olmasını garipsemiyorum. İnsanlar zamanla bir şeyleri anlarlar ya, işte ben de zamanla bu harika müzisyenlerin değerini daha iyi anlayıp; kafamda kimi hangi noktaya koymam gerektiği konusuna bir açıklık getirebildim.

 

Bu harika müzisyenler arasında Duff McKagan çok ama çok ayrı bir yerde benim için. Kendisi için özet olarak “klas adam” tanımı tam uymakta ancak biraz açmak gerekirse; yeteneği ve çalışkanlığını her daim göstermiş; en tepeden en dibi görüp, daha iyi şekilde geri dönebilmiş bir adamdır Duff.

5 Şubat 1964 yılında Seattle‘da dünyaya gelen McKagan, 19 yaşına geldiğinde çoktan 31 grupta çalmış ve Seattle’da oldukça kıdemli sayılan bir müzisyendi.  Sonrasında ise hepimizin bildiği gibi; 80′lerin sonu 90′ların başıyla gelen Guns N’ Roses fırtınası…

 

O fırtınayla en iyi şekilde başa çıkmış gerçek bir survivor olarak görebiliriz McKagan’ı. Sürekli olarak uyuşturucu problemi olan Steven Adler‘a uyuşturucu satmaya çalışanları shotgunla kovalayacak kadar gruba kol kanat geren biri olmasının yanında, kendi büyük alkol problemleriyle de başa çıkması gerekiyordu.  O dönemdeki haline, görüntüsüne, yeteneğine ben dahil tüm kızlar hasta olsa da, GNR’ın bitişine doğru kendisinin görüntü olarak değişimi rahatça görülebilir. Giderek şişen bir Duff vardır artık. Çalabilmek için ellerini sarması ve eldiven takması gerekiyordur. Yüzünde ve boynunda çıkan çıbanlar, saçlarının öbek öbek dökülmesi… Duff giderek bitmektedir ancak yine de üretmeye devam eder. Votka alışkanlığının yerini artık günde 10 şişe şarap almıştır,elleri ve ayakları sürekli çatlayıp kanamaktadır hatta kendi deyimiyle kan s….yordur.

En sonunda acile götürüldüğünde pankreasının futbol topu kadar,patlamak üzere olan bir cisme dönüşmüştü. Doktora fısıldamayı başarabildiğinde ise tek bir şey söyleyebilir:“Öldür beni. Lütfen öldür. Sadece öldür…”

 

 

Eğer içmeye devam ederse zaten ölecektir ancak direnci onu hastaneden sağ çıkarır. Daha önce de ayık kalmayı çok denemiştir ancak bu kez yaşadığı ölüm korkusu onu çok etkilemiştir, zira yapacak çok şeyi vardır.

Dağ bisikleti ve dövüş sporları sayesinde yeniden formuna kavuşur (hatta gençlik günlerinde sahip olamadığı,çok güzel bir vücuda bile sahip olur), model Susan Holmes ile mutlu bir evlilik yapar; iki kız babasıdır artık. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi Duff McKagan’s Loaded ile Seattle ve punk kökenine geri döner; üstüne üstlük eski dostları Slash ve Matt Sorum ile birlikte Velvet Revolver süper grubunu kurar ve -GN’R'ın 2000′lerdeki hali düşünüldüğünde- Guns N’Roses‘dan daha başarılı konuma gelirler. Tabii ki bunlar da yetmez, 2012 yılında mezun olduğu okuldan kendisine bir Onur Ödülü verilir, daha sonrasında aldığı Business and Finance dersleri sayesinde birçok panelde konuşmacı olarak yer alır. Seattle Weekly ve daha pek çok yayında düzenli olarak yazan bir köşe yazarına dönüşür…

 

 

Bu kadar hızlı bir çıkış ve sert bir düşüşün ardından tekrar yükselmesi ancak bu defa çok daha sağlam gelmesi ve yaptığı her şeyi hakkıyla yapması… İşte burada sayamadığım binlerce “Duff McKagan’a Hayran Olma Sebepleri”nden biri. Kendisi belki de sadece Guns N’ Roses’dan çıkan değil, tüm rock n’ roll tarihi boyunca çıkmış en cesur ve azimli adamlardan biri.

Çıkardığı hafta bestseller olan otobiyografisi It’s So Easy (And Other Lies) -ki bence bas konusunda harikalar yarattığı bu şarkının kitabın adı olması bir hayli manidardır- kitabını hemen edinmek, edinmem gerek. Aslında çıktığı günden bugüne aklımda ancak,bir şeylere sıra pek zor geliyor. Acele etmek gerek, çünkü bu yıl çıkmayı bekleyen bir McKagan kitabı daha var How To Be A Man adında. (Bunu tabii ki kimse Duff McKagan’dan daha iyi öğretemez)

 

 

The Simpsons‘daki Duff biralarına ismini veren ve adının yazılı olduğu tişörtler,bardaklar heryerde olan, çıktığı ilk günden bu yana sahnedeki karizması ve giyim tarzıyla kendisine ağzımız açık baktığımız, bu sarışın ve yakışklı adam 51 yıla inanılmaz şeyler sığdırdı, en önemlisi de ben ve benim gibi pek çok hayranına azim ve hırs aşılamak; ilham kaynağı olmak gibisinden…

Daha nice yaşlara Duff McKagan, iyi ki doğdun!!!!

 

 

MÜŞRA DEMİR

Paylaş...Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Pin on PinterestShare on TumblrShare on VKEmail this to someone




There are no comments

Add yours